Turizm otelcilik bölümünde okuduğu belli olan (konuşmalarından)biri bitirim, biri de saf havalı iki kız bindi otobüse. Taş çatlasa, yaşları lise 1 öğrencisi civarında.
Neyse, otobüsün en arkasına geçtiler ve orada ellerindeki notlar ile bitirim olan öteki arkadaşına kaçırdığı dersi anlatıyor. Sınavlar yaklaşıyormuş anladığım kadarıyla. Diyor ki "bak şimdi kahveler ... bölüme ayrılır".
Ötekisi "hah, tamam" diyor ve ötekinin kahve çeşitlerini saymasını dinliyor ve tekrar ediyor. Sıra French Press'e geliyor.
"French Press'te önce müşteriye sütlü mü sade mi istediğini soruyorsun. Önceden sıcak suyu hazır ediyorsun, eğer sütlü istiyorsa siparişi içeriye iletirken sütün de ısıtılmasını sağlıyorsun" diyor. Öteki her söze kafasını sallıyor, bazılarını tekrar ediyor.
Sonra ders notlarına bakarak hangi kahve çeşidinin kullanıldığını öğrenip arkadaşına da öğretiyor.
Sıra genel kültür bölümüne geliyor.
"Bak," diyor "ismi aklında kolay kalır, press basmak demek" diyor. Öteki tekrarlıyor "haa evet, press basmak demek, aklımda kalır" diyor.
Ötekisi kaldığı yerden tekrar ediyor. "Press basmak demek, evet" diyor ve önündeki notlara bakarak "French de.." diyor ve notlar arasında bilgiyi arıyor bir süre.
Bir süre sessizlik.
Sonra tekrar cümleye baştan başlıyor: "Press basmak demek, Frenç de sanırım sanatla ilgili bir şeydi, tam hatırlamıyorum şimdi."
Ben otobüsten inerken onlar hala kahve servislerine çalışıp duruyorlardı.
kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kahve etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Cuma, Kasım 23, 2007
Çarşamba, Şubat 07, 2007
Ne alırsınız?
Çok sevgili arkadaşım Filiz’e ait bir otobüs hikayesini paylaşmak istedim.
Filiz ve anneannesi bir gün İstanbul’dan Bodrum’a doğru yola çıkmış. Tabi yol uzun, arada yolculara servis yapılacak.
Muavin servis arabasını hazırlamış ve dolaşmaya başlamış. Sıra onlara geldiğinde muavin ile anneannesi arasında şöyle bir konuşma geçmiş:
Muavin : Ne alırsınız? Çay, kahve meşrubat?
Anneanne : Evladım, çayı şimdi alayım. Kahveyi de sonra getirirsin.
Bu olayı dinlediğim an hala gözümün önünde. Hayatımda en çok güldüğüm anlardan biridir.
Filiz ve anneannesi bir gün İstanbul’dan Bodrum’a doğru yola çıkmış. Tabi yol uzun, arada yolculara servis yapılacak.
Muavin servis arabasını hazırlamış ve dolaşmaya başlamış. Sıra onlara geldiğinde muavin ile anneannesi arasında şöyle bir konuşma geçmiş:
Muavin : Ne alırsınız? Çay, kahve meşrubat?
Anneanne : Evladım, çayı şimdi alayım. Kahveyi de sonra getirirsin.
Bu olayı dinlediğim an hala gözümün önünde. Hayatımda en çok güldüğüm anlardan biridir.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)