Uykuma fazlaca söz geçiren biriyimdir. Sevmem pek uykuyu, ziyan gelir bana uykuda geçen vakitler. Ama vücuduma iyi mi yapıyorum kötü mü yapıyorum bilmiyorum. Uzun süre uykusuz kalınca beynim uyumasa bile artık uzuvlarım yorgunluktan uyuya kalıyorlar. Aniden bacağım irkiliyor ya da kolum ani bir itişte bulunuyor, sanki bana ait değiller gibi. Böyle olunca: "Heh. Bacağım / Kolum uyuyordu, uyandı" diyorum.
Hal böyle olunca, uykusuzluk durumuna söz geçiremediğim en bilindik yerde otobüs oluyor. Bir gün 3 arkadaş İstanbul’dan Bursa ya dönüyoruz. Onlar önde iki kişi, ben arkada tek kişi oturuyorum. Eğlenceli bir toplantının ardından güle oynaya geçiyor yolculuğumuz ve hepimizin pili aynı anda feribottan Yalova' ya geçince bitiyor ve işte benim uyku zamanım başlıyor;
Saat gece 00.00 a yakın. Kapı zili gibi bir sesten sonra muavinin anonsu hayal meyal kulağıma geliyor ve karanlık olan ortam birden aydınlanarak göz kapaklarımı sanki kriko ile açmaya çalışıyor. Güzelce gerine, gerine uyanıyorum. İçerisi aydınlık dışarısı karanlık olunca dışarısı malum pek görünmüyor. Ama ben bir cama yaklaşıyorum bir camdan uzaklaşıyorum. Sonra kendi kendime konuşmaya başlıyorum;
Rabia: Allah, Allah babam değil mi o ya? (bir ileri bir geri gitmeler devam ediyor)
Rabia: Allah, Allah babam değil mi o Kadir ya? (iyice cama yapışmış bir vaziyette öndeki arkadaşa soruyorum)
Kadir: Ben nerden biliyim senin babanı Rabia ya!
Rabia: A valla babam. Babaaa, babacımmm.
Dışarıya deli gibi el sallıyorum çok şükür karşımdaki de bana el sallıyor. Artık kesin babam diyorum içimden.
Rabia: Babam benim, ay bak görüyor musun Kadir bu saatte üşenmemiş gelmiş beni almaya kıyamam ya. (Gözler kısık cama son bir kez daha yaklaşıyorum kesin emin olmak için)
Rabia: Oktay babam demi o?
Oktay: ?*!
Rabia: A babama biri sarılıyor. Kim o be?
Rabia: Baba?!
İşte o anda hem beyinsel hem de vücutsal olarak tam anlamı ile uyanıyorum. Tam gece yarısı herkes de bir sessizlik tüm gözler "Yazık çok da genç daha" der gibi benim üzerimde. Babamın başka birine neden sarıldığını anlayamamanın hüznü içimde, boynumu öne eğiyorum ve otobüsten iniyorum.
Adamın babamla ilgisi yok. Babam nere o nere.
24 yıllık babamı unutturdu bana bu uykusuz hallerim:) . Artık kurtul kurtulabilirsen arkadaşların dilinden. Bir Kadir "Baba, babacım" diyor, bir Oktay "A babama biri sarılıyor" diyor. Maskara oldum dillerine. Ama kendimde kopuyorum tabi gülmekten:)
Şu yaşıma kadar, otobüste başıma gelen en komik olaydı. Kendi arkadaşlarımın dilinde Uyur - konuşur (uyur-gezerin yeni sürümü), o gece ki yolcuların zihninde ise "Genç ama beyninde bazı noksanlarını olan bir kız" olarak yer edindim.
Yine de Gülerim Ağlanacak Halime, Otobüste Uyuyup Uyanınca Ben... :))
Rabia Sertçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Rabia Sertçe etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çarşamba, Ocak 10, 2007
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)