Perşembe, Ocak 04, 2007

2007 / ilk taksi maceram

31 aralık gecesi dışardaydım, sabah 3 sularında bir arkadaşın suadiye'deki evinde buldum kendimi. yine sabaha kadar oturdum, sabah olunca da kahvaltı, modadakahvaltı diye tutturdum.
evdeki diğer 3 kişiden ikisi bilfiil pire sirki işletmekle meşguldü, üçüncü de hımbıl çıktı, evin yakınlarındaki bir pastaneye sürükledi beni. havasız, küçük, iç bunaltıcı bir pastanenin kuru, katır kutur mini pizzalarını yedirdi.
sonra oradan kalktık ve ben hiçbirisi benimle gelmese de moda'ya gideceğimi bildirdim. tabii ki kimse beni sallamadı, ben de bir taksiye binip "kadıköy'e doğru, lütfen" dedim. moda'da oturan pek sevgili bir ahbabımı aradım ama hala uyuyordu. biraz şevkim kırıldı, "fikir değiştirdim, bağlarbaşı'na gidelim" dedim.
tam ben camdan dışarı bakıp, havadanekadargüzelbuhavadauyunurmuhiçyılınilkgününeböylemibaşlanırhımbıllarbenyinedegitsemmi diye düşünmekteyken, taksici konuştu:
hanımefendi, şimdi sabah sabah bir arabesk çalayım da açılalım mı, ne dersiniz?
şöyle bir dikkatlice baktım şöföre, hayır hiç öyle bir tipi de yok ki, kırasım gelmedi, "olur tabii" dedim.
"ferdi tayfur sever misiniz, ferdi tayfur çalayım mı?"
hanımefendi? arabesk? ferdi tayfur?
sanırım hala evdeyim ve ayılamadım diye düşünerek, bir yandan da camdan dışarı bakıp kıkırdamamaya çalışarak yanıtladım, "olur tabii".
ve beklenen an geldi, müzik başladı, taksinin içini beatles'tan yesterday'in ilk notaları doldurdu ve taksiciyle aynı anda gülmeye başladık.
harikulade bir yolculuk oldu moda'ya kadar, şakacı şöföre teşekkürlerimle..

17 yorum:

zeynepaltuntaş dedi ki...

taksi şoförleri beni şaşırtmaya devam edecek hep..o kadar çok şey geldi ki başıma taksilerde; genellersem beni pek sevmezler diyelim :(

otobüs şoförü çemkirmeden belirtiyim; tamam burda yazmıycam :) özel olarak postta belirticem hepsini ayrı ayrı sayfalarca :P

mine dedi ki...

Aaaa burda yazmak yasak mı :)
kafam karıştı şimdi Zeyneppppp...

Taksiciler benim en iyi arkadaşlarım.. O kadar çok severim ki, onlar da beni. Genelde koruma iç güdüsüyle hareket ederler.. Kapıdan içeri girene kadar arkamdan bakarlar, nereye gittiğimi, ne zaman döneceğimi merak ederler...

İşte bu abi de benim enn sevdiklerimden biri olsa gerek :))

şahika uğurlu dedi ki...

taksiciler için genelleme yapamıyorum, böyle muhteşem şekerlikte olanları da başka postlarda klavyeyi cırmıklayarak yazdığım ve yazacaklarım da çıktı karşıma.
onları orc veya elf gibi iyi veya kötü tek bir ırk olarak değil de tekil bazda değerlendirmek taraftarıyım bu nedenle:)

zeynepaltuntaş dedi ki...

evet evet genellememek en sağlıklısı o kadar tatlıları var ki araların da; tanıştığıma çok memnun olduklarım var :))

Ned Dorsey dedi ki...

Güzel hikayeymiş:)
Beatles sunumu ile şaşırtıcılık tekniğini kullanmış demek. Vay be.

Evet Zeynep Hanım, ayrı post olarak alalım bu hikayelerinizi. Bak Mine Hanım'ı da karıştırdık şimdi.:) Ayrı postlar şeklinde kullanmayı tercih ediyoruz.

Genellemeler üzerine güzel bi söz:
"Genellemelerin çoğu yanlıştır" :p

zeynepaltuntaş dedi ki...

durulur o, çöker birazdan dibe :)) merak etmeyin efenim..önce karışır sonra düzelir :P
karşımda oturuyo zaten :)) (srnz:burakargın)- sizden öğrendim bay dorsey..olmuş mu?

mine dedi ki...

Kimmm? Ben mi çözülürüm :)))
Evet evet topladım.. Şoför bey tüm paraları bozuk istiyo. Bütün verip oraya da buraya da gidicem yok..

Ayrı ayrı yazıcaz artıkkkk...

Vatansız Kral dedi ki...

adama helal olsun ingiliz ferdi tayfurunun ne olduğuna yesterdayin nası bir arabesk parca olduğuna ii dikkat çekmis vurgu yapmıs

zeynepaltuntaş dedi ki...

çözülücen denemez; çökelicen daha doğru..
deney:
1/4 kum dolu kavanozu suyla doldurup kapağını kapatın; nazikçe çalkalayın ve düz zemine bırakın..kum tanelerinin bir süre sonra dibe çöktüğünü, suyun berraklaştığını göreceksiniz..
böle bişii demek istedim minem :)

mine dedi ki...

ay Zeynep ben okuyup, yorum kısmına gelene kadar unutuyormuyum, napıyorum bilmiyorum yaa.. Bir de sürekli yol hikayelerimi anlatmaktan bahsediyorum, nasıl hatırlayacaksam...

Zeynepppp yanımdan sakın ayrılma bak kaybolurum ben... :)

zeynepaltuntaş dedi ki...

bişey olmaz bişey olmaz korkma burdayım ben :) hep ileri bak aşağı bakma sakın :P

Ned Dorsey dedi ki...

@Zeynep: Evet efem, öğrenmişsiniz:) Bi de "rştrnz" var: Araştırınız! :p

@Vatansız: Müziğin vatanı yoktur efem. Bkz Vatansız Müzik A.Ş., Sahibinin Sesi, His master's bus. :)

@Mine: Not almak güzel bişidir. Mesela telefonun sms bölümüne bir hatırlatma cümlesi girerek, yazılacak olaylar sonradan hatırlanabilir. "Peki bunu siz yapıyo musunuz" diye soracaksın galiba:) Bazen. Bazen de bi şekilde küt diye hatırlayıveriyorum.

deniz ural dedi ki...

Bir güzel durum, üç tane gıcık olanı götürüyor. O taksici ne güzel gitmiştir kötü giden sabaha.

Yesterdaaaaay, all my trouble seems so far awaaaay...
:)

Ned Dorsey dedi ki...

Şu hani bir kadının söylediği versiyon muydu yoksa?

Hani geçtiğimiz senelerde internette bir oraya bir buraya savrulmuştu? O versiyon mu?:)

şahika uğurlu dedi ki...

hayır, hayır, orcinali.
hatta sonrasında da fransızca romantik bir şarkı başladı ve şöför bu sefer de "sütü seven kamyoncu" demek suretiyle beni tekrar güldürmeyi başardı.
[sen sormadan ned:youtube'dan haberdar mıdır bilmiyorum ama olabilirmiş gibime geliyor:D]

Ned Dorsey dedi ki...

YouTube'dan izlemiştir o, bilir bilir, niye bilmesin? :)

Bilmiyorum, o vak'ayı televizyonlar verdi mi..

zeynepaltuntaş dedi ki...

vermiş, beyaz'a çıkmışlar; halka mal olmuşlar..