Perşembe, Ocak 11, 2007

neyse ki işe servisle gidiyorum..

her sabah aynı terane...hele ki gece geç yattıysam -ki bunu okuyanların en azından yarısı üstüne alabilir mesuliyeti :P

saati 06:20ye kur ki; asıl kalkma saatin 06:30a kadar fazla uyumuş gibi olasın..

bazen yüzümü yıkamaya gözüm kapalı gidiyorum karanlıkta..eheheh..sağa sola çarptığım olmuyo diil..erken kalkan başka biri varsa ve eğer karşılaşırsak korkup havalara sıçrıyorum koridorda..alıştılar artık, alla allaaaa ifadesiyle teğet geçiyolar fazla bulaşmadan..

uykusuz ya da keyifsiz olduğumda yani yeni bir gün bana ağır gelecekmiş gibiyse eğer, uyanır uyanmaz ilk düşüncem "akşam olsa da tekrar yatsam".. Aslında uykuyu çok seven biri değilim; çok hızlı dalarım uykuya (abartmıyorum, bazen konuşurken cümlenin ortasında) ve sabah erken kalkmayı çok sevmem (ama haftasonları da en geç 9 - 10'a kadar uyurum..)
Uyku bazen en büyük sığınak ama, en güzel kaçış..düşünmemek için..
Bu sebeple uyumaya devam etmeliyim daha 1,5 saat var mesai başlangıcına ve bunun 1 saat 10 dk. kadarını serviste geçiricem..Yaşasııın servis vaarrrr :) arabayla gitsem uyuyamazdım, biri beni sabah arabayla alsa uyuyamazdım, taksiye binsem uyuyamazdım..ama servise binicem..yani tek yapmam gereken kendimi toplayıp giyinip servise kadar gidebilmek..sonra koca 1 saat daha uyku :) çünkü ben her sabah aslında şehirlerarası yol gidiyorum;
istanbul-kocaeli..ve bu fazladan uykuyu hakediyorum.

07:15 servis geldi...E-5 o kadar kalabalık ki..mümkün olduğunca az açık gözlerim uykum kaçmasın diye..servis geldi, otomatik kapısı açıldı..sağdaki tekli koltukların ikincisindeyim yani güvendeyim; gönül rahatlığıyla uyuyabilirim artık, nasılsa gideceği yeri biliyor servis..

güzel bi sessizlik oluyo sabahları serviste, akşamların aksine..sadece hayal meyal duyulan ve çoğunluk uyuduğu için cevapsız kalan "günaydın"lar uçuşuyor havada..duyması güzel sabah sabah ama cevaplaması bazen zor, cevap bekleyen de yok zaten.. Serviste adettendir, uyuyanlara günaydın demek :)
koca 1 saat uyuyorum..60 dakika..uzuuun upuzuuun yol boyunca, kendi sıcak koltuğumu kimseyle paylaşmadan nerdeyse hiç temasla..kulağımda sevdiğim şarkılar çalıyor..
canım, şoföre emanet..servis gideceği yeri biliyor..

Servisten ayrı kalmam 19:00a kadar sürüyor :(
koltuğuma kimler oturuyor kim bilir?. Eşyalara bağlanırım ben, insanlara bağlandığım gibi..Başkası otursun istemiyorum; sevdiklerimi paylaşmayı sevmiyorum..

Akşam servisleri daha neşeli; herkes kendi yerinde ama bu sefer uyanık :) eee..artık ayılmışız tabii..uyumak isteyenler ara ara söleniyor bize ama dinleyen kim?..
"müziğin sesini biraz açabilir miyiz baki beyy"
"müziğin sesini biraz kısabilir miyiz baki beyy"
"bu şarkıyı geçebilir miyiz baki beyy"

Yol daha çabuk geçiyor konuşunca, gülünce..eğer uyumayıp da kulağında müzik yolu izlersen gene düşünmeye başlarsın..yapma ne gerek var, düşününce çözüm bulabilecek misin sanki....dayan az kaldı tekrar uyumaya, unutmaya, uyuşmaya..

Zeynep Altuntaş

7 yorum:

mine dedi ki...

Her sabah 'Günaaaaydııın' diye seslenen ve hiç bir sabah cevap alamamış, her yer dolduğu için tekli koltuklardan en önde kapının açılmasına yakın oturan ve her frende öne doğru muttlaka sallanıp kendi fren sistemini kurmuş, sabah servise binecek kadar durağa gelmiş ama aranıp servise binememiş ve bu siste öndeki arabayı görmeyerek araba kullanmışşşşş ve uyuyamamışşşşş olan beeeen şimdi bu postu nasıl yorumlasam :P

uyumayı seviyorum. Serviste uyumayı daha çok. Zeynep koltuğunu yatır demeden yatırmıyorum da. Ööle kazık gibi oturuyorum.. benden sonra iki kişi daha biniyor sanırım onların binmesini bekliyorum ki kapı bir daha açılmasın. Sonra yavaş yavaş bırakıyorum kendimi uykunun kollarına, şirketin kapısında da uyanıyorum. Servisi kaçırdığımda en çok uyuyamadım diye sinirleniyorum kendime, arabayla gitmek ölüm geliyo. :)

Dikkat ettim de postlarımızın bir çoğu uyku üzerine.. aman şoförümüz uyumasında :P
:)

zeynepaltuntaş dedi ki...

despot muyum ben aşkolsun? ehehehh :)) belki biraz.. :P

Ned Dorsey dedi ki...

Fragman


DIŞ SES: Gün günaydınla başlar
- Günaydın!
- Hii! Korkuttun beni.

DIŞ SES: Uyku henüz bitmemiştir.
- (iç ses) servise kadar dayanabilsem.

DIŞ SES: Servis gelmiştir. Servisin kapısı otomatiktir. Açılır.
- Günaydın. Hoş geldin yenge, bin!
/kalabalık bir servis görüntüsü

DIŞ SES: Her şey normal görünmektedir.
- Gözümü rahatlıkla kapar uyurum.

DIŞ SES: Her şey hala normal görünmektedir.
- Nasılsa gideceği yeri biliyor servis.
(Uyur) (Karanlık)

.....

DIŞ SES: Servis gideceği yeri gerçekten biliyor mudur?
- Haaaaaaaaaaa
(Gürültü patırtı üç beş rabarba)

Gürültü bir bang sesine kadar devam eder.

BANG!

DIŞ SES: Gözünü kapatmadan önce bir daha düşün.
Servis gideceği yeri gerçekten biliyor mu? Yoksa..
- Biz nerdeyiz Baki Abi?

DIŞ SES: Bilen başka biri mi var?
- Farlar bozuldu. Sanayiye geldik.

DIŞ SES: ŞOFÖR BAKİ, TRAFİK GANİ
Bu baharda, sinemalarda.

zeynepaltuntaş dedi ki...

"rabarba" bilen birini görmek güzel :)) tiyatro yapmayı özledim..

hayal gücünüze ise "pess" diyorum bay dorsey..

Ned Dorsey dedi ki...

Çocukken fragman kelimesini bir "süper kahraman olarak algılayan biri" olarak fena değil di mi?:P

Süperman vardı, Batman vardı, ama Fragman'ı hiç izlemedim diyordum:) hehe. Valla.

Geç kalan yorumlar sayılıyo mu?

zeynepaltuntaş dedi ki...

sayılır tabii, mutlu bile eder :)

bööle pelerinli, önünde büyük "F" harfiyle..
"FRAG-MAN" :)))
iyilerin dostu kötülerin düşmanı :P
halk kahramanı..

zeynepaltuntaş dedi ki...

uyuyamadım işte bu akşam serviste..kafanı cama daya müziğin sesini aç..herşey sırasıyla yapılmıştı halbu ki ama olmadı işte uyku tutmadı..kafamdaki şeyler izin vermedi gözlerimin kapanmasına..yoldaki çizgiler hızlanıp kontrolden çıktı biz gittikçe, sayılmaz oldular..gözlerim sabitlendi, elim çenemin altında kaldı destek, karanlıktı zaten kimse görmedi, hızlıca sildim..
nooldu? gene çözemedim, içinden çıkamadım..uyusaydım ya keşke..iyi mi oldu?