Pazartesi, Ocak 22, 2007

Bu bir canlı bomba hikayesidir (!)

Judie Foster'ın baş rolünü oynadığı Flight Plan isimli filmde Araplar'ın potansiyel teröristler olarak gösterilmesi büyük tepki çekmiş, Amerikan halkının bu konudaki abartılı hassasiyeti eleştirilere sebep olmuştu. Açıkçası, filmin altını çizdiği bu duruma bir Ortadoğu ülkesi vatandaşı olarak ben de içerlemiştim. Tabii birkaç ay önce bindiğim 500T kodlu özel halk otobüsündeki bir adamı kılık kıyafetine aldanıp canlı bomba olduğuna kanaat getirerek ecel terleri dökeceğimi henüz bilmiyordum.

Elini kolunu nereye koyacağını kestiremeyen panik tavırlı ve oldukça kısa boylu bir adam otobüse ilk bindiğim andan beri dikkatimi çekiyordu. Dindar olduğu herhalinden belliydi. Oturur vaziyetteki bir insanın vücut ebatlarını değerlendirmek ne kadar zor olsa da, gövdesinin bu yapıdaki bir insana oranla çok daha geniş olduğunu fark ettim. Daha önceden de birini canlı bomba sanıp otobüsten inmişliğim olduğu için, bu konudaki algılarımın herkese göre daha açık olduğunu göz önünde bulundurarak bu adamın bir canlı bomba olduğuna karar verdim. İnsanları görünüşlerine göre yargılamanın ne kadar yanlış olduğunun bilincindeyim. Ancak söz konusu insanın kendi canı olunca ve benim gibi de paranoyak bir kişiliğe sahipseniz, tüm değer yargılarını bir kenara itmenizde bir sakınca görmüyorsunuz.

İşin tuhaf yanı, elimdeki tüm veriler de fikrimi doğruluyordu. Mesela o gün Papa'nın Türkiye'yi ziyaret edeceği gündü. Otobüsün biraz sonra Levent'ten geçecek olması, bombalama eylemlerinin genelde bu semt civarında gerçekleşmesi ve daha da ilginci, bu bombalama eylemlerini gerçekleştirenlerin, 500T'nin de güzergahında yer alan Kartal-Maltepe ilçelerinden yola çıktığının herkes tarafından bilinmesi tesadüf olamazdı!

Şimdi ben bu ruh halimle adamın her hareketini değişik şeylere yorar olmuştum. Onunla empati kurmaya, eğer ben canlı bomba olsaydım nasıl davranırdım'dan yola çıkarak onun hareketleriyle bunu kıyaslamaya çalışıyordum. Örneğin adam camdaki buharı silerken "Hah tamam benimki kuruntu canım! Ölmeye giden adam seyir zevkini düşünecek durumda olamaz" diye aklımdan geçirirken, adamın kısık sesle dua okuması "Eyvah galiba şimdi patlatacak. Eşşedüenlaaaa...." şeklinde tepkiler vermeme neden oluyordu. Böyle böyle Kozyatağı'na kadar idare ettim. Orada inmeyi düşünüyordum ancak içine düştüğüm bu ikilemin beni yavaşlatması durağı kaçırmama sebep oldu. 15 dk boyunca hiç durak görmeyeceğimiz İkinci Köprü yoluna girmiştik artık..

Vaktin nasıl geçtiğini inanın hatırlamıyorum. Köprü'den önce son durak olan Kavacık'ta kendimi aşağıya attım. Hatta otobüsün o esnada patlama ihtimaline karşı da kavşağın ayağını kendime siper ettim çaktırmadan. Bir sonraki 500T'ye binip de Levent'te inene kadar, meydana gelen çok büyük bir patlama yüzünden trafiğin bir yerde sıkışacağını, kimsenin ne olduğunu anlamayacağını ancak gerçekleri bir tek benim bileceğimi bekledim durdum.

Böyle bir şey olmadı tabii.

Daha sonraki günlerde o adamı 500T'de defalarca gördüm. İlk kez ayakta duruşuna tanık olduğumda, vücudundaki orantısızlığın sebebinin sakatlık olduğunu anladım. Mesela ben şimdi bu yazıyı itiraf.com'a yazsaydım, muhtemelen magmanın yerini sorardım..

8 yorum:

deniz ural dedi ki...

Oky, hoşgeldin!. Seni burada görmek ne güzel. Tekmetokatlarına başlamışsın hemen bakıyorum. :)

Bu senin başına gelen ikinci 'ahanda bombacı' durumu olduğuna göre, üçüncüsünde durak murak beklemeden pencereden atlarsın herhalde.:P'Amaaan, ne paranoyakmışsın' diyeceğim ama, hakikaten de bombacılar için uygun hava şartları ziyadesiyle mevcutmuş.

mine dedi ki...

Kesinlikle benimde böyle takıntılarım var. İndiğim olmadı hiç ama korka korka gittiğm çok olmuştur :)

zeynepaltuntaş dedi ki...

aman aman ilk ikisi patlamadı diye 3. şüphende oturma yerinde; patlar falan.. :P

hoşgeldin, iyi ettin :)
eskisinden 1 fazla okuyacağız demek ki artık seni :)

Murat Kaya dedi ki...

Oky hoş geldin. :)

Paranoya yapmayalım derim. Paranoya yapmamızı istiyorlar. Canlı bomba boğazın güzelliğini gördüğü ilk saniyede "ulan başlarım terörüne, bu manzaranın altında ölünür mü bee" diyip bırakmalı.

Geçenlerde bir taksici de beni canlı bomba sandı galiba. Aklıma o geldi. Anlatayım bari birkaç post içinde:) O kadar pofuduk mont ile binersen taksiye... Adam korkar tabi. Yoksa öyle bir tipim yok (bilen bilir:)

[Gerçi bombacı tipi diye bir şey var mı? Tipten anlaşılmaz bence. Tiptronik.]

Ned Dorsey dedi ki...

Yukarıdaki yorumu yapan adamı tanımıyorum! :)

Burak tanıyordur belki.

Vatansız Kral dedi ki...

oky hojgelmissin ne olcak bu iphone un hali :P

ya bir zamanlar tek şizofren bendim burda beta blogger yüzünden dier kimliimle merge ettik çok mutluyuz sana da tavsie ederim ned "murat" dorsey

buraKargın dedi ki...

Tanıyorum Ned Bey, çok iyi ve kral bir insan vatansız kraldan kral olmasın, zarar gelmez merak etmeyin :)

oky dedi ki...

teşekkürler, hoşbulduk :)