Pazartesi, Ocak 22, 2007

Kral şoför adayı :)

Bir gün Bostancı Deniz Otobüsleri İskelesinin önünde ki duraktan otobüse binicem, bekliyorum...

Bilmeyenler için Kadıköy - Bostancı arasındaki sıralama şu şekildedir;
Deniz Otobüsü İskelesi - Otobüs Durağı - Işıklar...

Ben durakta bekliyorum ve bir otobüsün iskelenin orda durduğunu gördüm ama hem uzağı görüp, numarayı okuyamadığım için, hem de ben o tarafa yürüsem o sırada otobüs durağa hareket edeceği için, nasılsa otobüsünde durakta durma zorunluluğu olduğu için istifimi bozmadım, bekliyorum...
Otobüs geldii, evet 17 (Kadıköy - Pendik) benim bineceğim otobüs, durakta durmadı geçtii ve ışıklarda kırmızı ışıkta durdu. Bu kez inatçı ben ışıklara yürüdüm ve beni görünce şoför bey kapıyı açtı. Akbilimi bastım, biraz ilerledim ama hala kendisine çok yakınım yani, durdum otobüsün gitmesini bekliyorum.

Şoförle aramızda geçen konuşmayı ve olayı aynen aktarıyorum;
- Hanfendi neden iskelenin oraya gelmediniz?
- Ben uzağı görmediğim için numarayı tam okuyamadım hem burası durak diye burda bekliyordum amaa..
- Hadi hadi tembelliğimden yürümedim gelmedim demiyosunda uzağı görmüyorum diyosun.
- Ben durakta bekliyordum o zaman sizde orda durmayıp, durakta dursaydınız. Hem madem bu kadar sorun olacaktım neden ışıklardan aldınız ki beni, geçip gitseydiniz hiç bu tartışmayı yaşamıcaktık.
- Alla alla yaa hala konuşuyo, hanfendi, istersen adresini ver evine kadar götüreyim...

(Ben şok olmuş, adama bakarken, ordan bir abi olaya dahil oldu...)

- Ne biçim konuşuyosun sen kızla, önüne bakta ilerle...
- Bak baaak genç kıza kur yapıcam diye onu koruyosun demeek.
- Ne diyosun sen be, ben evli barklı adamım ne kur yapıcam ona, sen dur bakimmm...
- Gel noluyo bişi mi yapıcaksın

(Burda şoför yolun ortasında durup, el frenini çekti ve otobüsün içine doğru ilerlemeye başladı, bu sırada Altıntepe'de falanız, ben iyice şok olmuş, ne yapacağını şaşırmış, elim ayağım titrer vaziyette, abiye dönüp)

- Rica ederim, ay lütfen bırakın gitsin yoluna, diyerekten abiyi sakinleştirmeye çalıştım amaa gözlerim falan doldu yani..

Araya girenler, ayıranlar şoförü tekrar koltuğuna oturttu.. Beni sakinleştirmeye üzülme kızım zaten bir acayip şofördü diyen teyzeler, üzülme kardeşim hiç bişi yapamaz diyen abi arasında 6 duraklık yolu geldim amaa.. Eve girdiğimde zaten yüzümü gören annemle babam kapkaça uğradığımı falan sandılar.. Hemen IETTyi arayıp şikayette bulunmak istedim ama yazılı şikayet etmek gerektiğini, telefonla hiç bir şikayeti dikkate alınmadığını söylediler.

Aradan bir hafta geçtikten sonra Kadıköy'de yürürken olayı hatırlayıp hırslandım ve Hareket Amirliğine gidip, olayı aynen size anlattığım gibi bu şekilde anlattım. (aynen böyle bir dilekçe yazdım) Aradan 4 gün geçtikten sonra IETT tarafından aranıp, olayla ilgilenildiğini ve gereken cezaların verildiği söylendi. Umarım öyle olmuştur.

8 yorum:

deniz ural dedi ki...

Daha kaç tane böyle otobüs şoförü vardır kimbilir? Yine gereksiz bürokrasiyle milletin şikayet etme hakkını bıktırarak elinden alıyorlar ya, bu şoförler kadar ona da sinir oluyorum. Şikayet etmek için daha kolay bir yol olmalı ki, böyle şoförler de hadlerini bilsin değil mi? Yazının sonunda şikayet ettiğini öğrendim de, içim biraz soğudu sevgili Mine. :)

zeynepaltuntaş dedi ki...

ben de çok sinirleniyorum bu insanlara..
şikayet ediyorum mutlaka ama ciddiye alındığını sanmıyorum; umarım alınıyordur..

minem; öle "abi" falan diye yazınca sezercik gibi olmuşsun kıyamam sana ben..

mine dedi ki...

Deniz,
başta bende sakinleştim diye unutayım dedim ama sonradan yine sinirlenip haksızlığı hazmedemedim, şikayet ettim tabi..

Zeynebim,
E bu olay 2003'te falan gerçekleşti. O zaman ben küçüktüm o adam da abiydi yani :)

zeynepaltuntaş dedi ki...

biliyorum biliyorum ama gene de o senin kahramanın "abi" diyince pek miniş oluyo -ki miniş bi insansın dooru :)
haklısın ne diyim; çürüttüm bak kendimi, bikaç gündür oluyo bu bana :P

Ned Dorsey dedi ki...

Belediye otobüsü müydü, halk otobüsü müydü bu peki? Hikayede bu ayrıntıyı göremedim, etiketlerde de yoktu. Ondan soruyorum. Sanki halk otobüsü gibi geldi (halk otobüsünde muavin de karışır genelde böyle olaylara ama muavin ayrıntısı yok burada)

Geçmiş olsun.

Yandaki iett linkimizden siteye baktım. Şikayet panosu gibi bir şey göremedim, herhalde arkalarda bir yerdedir veya akıl edilememiş olabilir.
Bu tip durumlarda yolcuların işlerini kolaylaştırmak için iett belki bir form ekleyebilir oraya. Neden olmasın?

İşin garip bir yanı daha var. 2003'te de çoğu belediye otobüsü ışıklarda durduğu zaman yolcu indirip bindirmiyordu. Garip. Söyledikleri de "şikayet oluyor" idi. Eh, demek ki birileri gerçekten şikayetler ile ilgileniyor olsa gerek ki adamların bir kısmı korkup indirmiyorlardı kimseyi.

Vatansız Kral dedi ki...

türkiyede şikayet alanında bayaa bir deisiklik ve gelisme var ama yavas yavas tabe beyaz masa falan belediyenin sikaet dinleme birimleri fena çalısmıolar

ama bu olay gerçekten abartı adam bence kafayı sıyırmış git gel hergun aynı hat ve delirdiği an da sana denk gelmis geçmis olsun valla

buraKargın dedi ki...

İyi yapmışsın Mine, ben kesin es geçerdim. Hakedenin hakkını vereceksin, ben durduğum yerden sinirlendim yaa! Boşboğazlık etmiş kıl adam, ne kralı...

Mine Yaman dedi ki...

*Zeynep: Ehehe :))

*Nedcim: Belediye Otobüsü..

IETT kesinlikle mail ya da telefon yoluyla iletilen şikayetleri kabul etmiyor - yani o zaman öyleydi - dilekçe yazıp altına adınla telefonunla falan imza atman gerekli.

* Vatansız Kral: İnşallah şikayet birimlerinin daha iyi işlediği daha hızlı sonuca ulaştığı günleri de görücez. Teşekkür ederim.

* Buraaak: Sinirlenme sen, uzun zaman geçti üzerinden ben sakinleştim artık :)