Cumartesi, Aralık 30, 2006

Gözlerdeki ışıltı.

Az önce deniz otobüsündeydim..
Bostancı'ya çok yaklaştığında uyandım zaten. Normalde deniz otobüsü yaklaşmadan hareketlenirim aslında ama bu sefer bekledim.. İnsanların kalkmasını inilecek yere toplanmalarını, birbirlerinden yol istemelerini izledim.
Birkaç sıra önümdeki yaşlı bir amca ve teyze kalktılar ayağa. Amca teyzeyi tuttu, dengesini sağlayamadı bir an diye, sonra teyzenin kabanını tuttu, güzelce giydirdi. O kadar aşk dolu bakıyordu ki size anlatamam, elinden poşetini aldı, ona yol verdi ve birlikte deniz otobüsünün arkasına doğru ilerlediler. O kadar tatlılardı ki size anlatamam..
Artık böyle erkeklerin kalmadığını düşünen ben amcayla birlikte bir kez daha inandım :)
O kadar hayran gözlerle izledim ki onları, yanımdan geçerken amca gözümün içine baktı, beni fark etmişti, bir şey söyleyecek miyim diye döndü.. Ben sadece kocaman bir gülümseme hediye edebildim ona. Ve içimden maşallah deyip, mutluluklarının devamını diledim.
indikten sonra yürürken bu mini olayı sizinle paylaşmaya karar verdim, bu aralar hayatta işaretlere o kadar inanıyorum ki, onlar bir işaretti bence, hem de hayatın en güzel işareti...

5 yorum:

Ned Dorsey dedi ki...

En güzel hediyeyi vermişsin Mine. Bence. Bir fiil, bir dilek, bir cümle (içten).

O üç paketi taşıyabilir amca. İsterse 120 yaşında olsun. Teyzeye de maşallah diyelim:)

Burak Kargın dedi ki...

Minecim, yazılar mail adresime geliyor. Kimin yazdığına bakmadan okumuştum, ve senin yazdığını düşündüm bu yazıyı. Sonra adrese girip naktım merakımdan. Doğru tahmin! :)

İşaretlere inanmaya devam...

mine dedi ki...

Neeed :)
o kadar tatlılardı ki hala gözümün önündeler...

Burakkk :)
yanıltmam ben kimseyi :)

22 Ocak'a az kaldı :P

Ned Dorsey dedi ki...

Şimdi ben merak ediyorum, peki başka bi'şi olmadı mı deniz otobüsünde. Ne bileyim, uykun gelmiştir belki...

Onu da ayrı bir post olarak mı alacağız yoksa? :)

mine dedi ki...

aaa gözümü açamıyorum ki ben :)) Uyudum tabiki de...

Aaa bi de şey oldu;
camdan bakarken arka sıramdaki yakışıklı:
- bak geldik dedi..
- ben de evet dedim.. Ama o kadar güzel gülüyodu ki gözlerimi ayıramadım ondan..
- biz inicez şimdi o zaman sana iyi bayramlar dedi.
(sanki ben kalıcam :))
- İyi bayramlar dedim bende kekeleyerek.. Şaşırmıştım bu kadar açık olmasına..
Aaa bu arada ben Berk diyerek ekledi. Çok memnun oldum seni tanıdığıma dedi..
6 yaşındaymış. :)