Pazar, Haziran 17, 2007

Paşa'ya dördüncü

Bir kaç ay önce Ankara'da Esat caddesi üzerinde bir çok apartmanın altında kuş sevenler derneği, kedi sevenler derneği gibi garip dernek tabelaları ortaya çıkmıştı birden.Bu derneklerin camları kapalıydı ve dernek isimleri de kocaman harflerle yazılıp yanına da o apartmanın numarası yine aynı büyüklükte fontlarla yazılıyordu, bunlar hala duruyor galiba. Daha sonra öğrendim ki bu yerler kumar amaçlı açılan dernekler ve büyük fontlar da bir anlamda şifre olarak kullanılıyor. O zaman bayağı düşünmüştüm bu işler nasıl bu kadar açık oluyor diye.

Bir gün Kızılay'da Zafer Dersanesi'nin yanındaki sokaktan içeri girerken (sokağın adını bilmiyorum)kirli sakallı pek de tekin görünmeyen bir adamın "Paşa'ya dördüncü, Paşa'ya dördüncü" diye bağırdığını gördüm, tabi o sırada da yukarda bahsettiğim olay yeni olduğu için hemen senaryoyu kurdum kafamda "Bu adam bir yerde kumar oynatıyor, Paşa bunu oynayanlar için bir şifre ve gidip ben dördüncü olmak istiyorum dersen bu tekin olmayan adam seni alıp kumar oynanan yere götürüyor" Senaryo buydu ve oldukça gerçekti bana göre, bir kaç arkadaşıma da yeni bir şey keşfetmenin heyecanıyla anlattım bunu... Herşey çok güzeldi, taa ki kuzenime anlatıncaya kadar..

Kuzenime bunu anlatınca öğrendim ki o adamın "Paşa'ya dördüncü" diye bağırdığı yer 297 numaralı Abidinpaşa-Batıkent otobüs durağının önüymüş ve taksici olan bu abimiz otobüs beklemek ya da otobüste sıkışmak istemeyen vatandaşları taksi dolmuş için çağırıyormuş. Tabi oradaki herkes de "Paşa'ya dördüncü" nün Abidinpaşa semtine gitmek isteyen dördüncü kişi olduğunun farkındaymış bir ben hariç:) O şokla kuzene 3-4 kere sordum gerçekten böyle mi diye, gerçekten öyleymiş, benim rezilliğimi siz düşünün artık:)
Senaryo üretmeden önce iki kere düşünmek gerekiyormuş demek ki,bu da böyle bir anımdır:)

5 yorum:

Vatansız Kral dedi ki...

belki de kumar oynamaya taksiyle gidiolardır hep beraber ama poker diildir bu bana daa cok okey gibi geldi.

kralınız sıcaklardn delirmistir yapacağı yorumlardan ekim 1 e kadar sorumlu tutulamaz bildirrim. :)her turlu sarcasm irony iğne cuvaldızdan korunabilmeniz dileiyle..

deniz ural dedi ki...

O büyük büyük yazılmış bilmemne derneklerini ben de hatırlıyorum. En çok Esat'taydı sanırım dediğin gibi. Bir gün arkadaşımla giderken "ya abksana, 54 diye mekan açmışlar, çok da garip bir yer" demiştim de arkadaşımdan gerçek durumu öğrenmiştim. Sonradan olaya uyanan polisler tarafından kapandı zannederim o mekanlar.

Yalnız çok garip hissettim kendimi. Bir, efendime söyliyeyim, 1984 kitabının içindeymişiz gibi; fantastik bir filmin en önemli sahnesinde arkadan geçen aymaz insanlarmışız gibi gelmişti bana dünya. Hala ara ara gelir.

Ha, adamın ısrarla 'paşa' deyişini de burada yazdığım "dolmuş kısaltmaları" yazıma eklemek isterdim.

Sıcaktan deliren Kral da ne garip bir cümle oldu. Kral değil misin, iki yanına al kızları, kocaman tüylerden yapılmış yelpazeleri bağrına bağrına sallasınlar. :)

Ali Saglam dedi ki...

Deniz
"fantastik bir filmin en önemli sahnesinde arkadan geçen aymaz insanlarmışız gibi gelmişti bana dünya"

Bu cok kotu bir his :(

Gülşah Ayhan dedi ki...

Denizcim, gerçekten aymaz bir insan olsaydın aymaz olduğunu bile farkedemezdin. Ali beyin dediği gibi bu kötü bir his olsa gerek ama senin böyle hissetmene gerek yok :D

Gülşah Ayhan dedi ki...

Bu derneklerden bir tanesi de bizim dağ başındaki evimizin karşısında niye inşa edildiğine anlam veremediğim alışveriş merkezinin altına açılmıştı. Yıllarca açılan her dükkan battı o binadaki. Sonra bir gün kanarya severler derneği açıldı. Akşamın geceye döndüğü saatlerde arabalar gelmeye başlardı, sabaha kadar kalırlardı. Huzursuz ediciydi. Komşular hergün jandarma çağırıyordu, jandarma geliyordu ama hiç bir şey yapmadan gidiyordu. Sonunda ama o dernek(!!!) bile kapandı. Bir alışveriş merkezi bu kadar ters biryerde olur. :)