Cuma, Mayıs 25, 2007

"Lütfen! Sessiz olur musunuz?"

"Lütfen! Sessiz olur musunuz?"
Bunu ben söylemedim. Zaten, o iki gürültücü kıza da asla söylemezdim. O kadar da cesaretim yok açıkcası :) Tamam, bazen gürültüden rahatsız olduğumu söylerim ama bunlar hem gürültücü hem de çok rahat bir şekilde olmadık konulardan bahsediyorlardı.

Okuduğum kitap bir süre sonra elimde ağırlaşmaya, kelimeleri küçülmeye ve galiba ben sadece duyabilen bir varlık olmaya başladım.

Sonra, çift katlıda, en önde oturan kız ayağa kalktı ve eli ile de sus işareti de yaparak "Lütfen! Sessiz olur musunuz?", dedi. Hayranlıkla izledim :)

Sustular. Otorite konuştu ve o iki kız sustu. Hatta tüm otobüs sessizleşti. Olağanüstü bir andı :)

İsterim ki her zaman benim bindiğim otobüse binsin ve gürültü yapanları sustursun. Ben de rahat rahat kitap okuyayım :)

7 yorum:

Ned Dorsey dedi ki...

Kendisini bir daha görürsen Ali, Otobüste'ye davet et. Eminim bir sürü hikayesi vardır onun da:)

İlkokulda da olurdu ya öyle biri, susturan abla (genelde kız olur, ben hiç susturan abiye rastlamadım 5 yıllık ilkokul hayatımda, belki 6ncı yılda rastlayabilirdim ama... [internetten ödev yapan tembel öğrencilere not: eskiden ilkokullar 5 yıl idi ve ilköğretim dendiği zaman gülünürdü çünkü adı ilkokuldu:)]

Öyle bir parantezler serisi açtım ki, nerede açtım, nerede kapadım, bilemedim:))

Lütfen sessiz olur musunuz deme cesaretini sergileyen, ön sıradaki arkadaşı tebrik eder ve selamlarım.

Ali Saglam dedi ki...

Haklısın Kaptan :)
O an yazıyı yazmak aklima geldi ama davet etmek aklima gelmedi :(

Bir daha gorur muyum bilmiyorum...

Tekrar gormek icin kac defa ayni otubuse ayni saate binmem lazim acaba :)

Ned Dorsey dedi ki...

Düzenli bir binici ise kendileri, sanırım her gün aynı saat aynı otobüse biniyordur. Zira düzenli biniciler neredeyse her gün aynı otobüse biner:)

Kendimden biliyorum. Hangi hattan bahsediyoruz?

P.s. Bakırköy meydan durağında mesela her gün aynı saatte aynı insanları görebilirsin. Truman Show gibi:)

Ali Saglam dedi ki...

Mecidiyeköy-Beylikdüzü...
Akşam 21 suları...

Normalde benim tercih ettigim otobus degil aslinda ama o gece binmistim.

Vatansız Kral dedi ki...

keske o susun denilen ben olsaadım
çok seviorum bunu
gerçekten illa susulması gereken bi yer olmadıında onu dienin yüzüne bakıp aynı sekilde konusmaya deam ettiinizde olay çok daa keifli oluor cünkü
ama susun dedim die aazında gevelenip yandakilere biseler mırıldanıp yerine oturur yada bi hırsla bütün herkesin dikkatini cekip sonra da iplenmediini görünce bu sefer otoritesini saalamak için daa bi üzerinize yürüüp biraz daa baırır iste bu noktada ilk basta ondan yana olan herkes sizin bu olaya gaet mantıklı bi tepki vermeniz ve sakin yaklasmanız durumunda sizi destekler falan hehe adamı ayrıca çileden çıkarabilirsiniz. riskli ve teelikeli seeler bunnar otobus sonuçta ortak bi alan ve isteen konusur isteen okur isteen dinner noolcak ki elbette raatsız olcaz evinizde tek basınızda koltukta oturduunuz zamanki seslilii ve sessizlii arayamazsınız derim dedim diorum.

Ali Saglam dedi ki...

Kral
Ne curetle boyle bir sey diyebilirler ki:)
Krallarının onunde sadece boyunlarini bukuk halde beklerler :))

Himmmm!!!
Eger dersen ki yok ben demokratik kralım -hic merak etmeyin varlar- o zamanda zaten seni gormelerini izin vermeyiz...

:)

mine dedi ki...

Ay günübirlik İstanbul - Ankara, Ankara - İstanbul uçaklarında bile aynı insanlar oluyo.
Biz okuldayken, otobüs-vapur-otobüs üçlemesinin aynı yolcuları vardı, ne güzeldi o günler...
Ay Ned, sosyete yorumu mu oldu :S
Aklıma geldi işte yorumlardan...

Ay bende hayatta sus demem,hatta eski gürültü yaptığım zamanlar aklıma gelip, anlayışla gülümserim karşımdakilere...