Salı, Mayıs 01, 2007

Beylidüzü yolcusu kalmasın!

Aslında otobüs hikayelerinin en uzunu, en saçması ve en uykulusu benden çıkabilir. Neden derseniz evim Beylikdüzü'nde, işim 1. Levent'te... Sabahları süren 1.45 dk. yolculuk, akşamları kendini ikiye katlayarak çarpım tablosunu ve kare kökü almamızı bize tekrardan öğretiyor.

Bizim durak da en kalabalık olanı, Migros Durağı!Genelde ayakta kalıyorum, otobüs TEM'e girmeden iki durak önce otobüse bindiğim için kapının dibindeki yolculuğum başlıyor. Eskiden erkekler bayanlara öncelik tanırdı, buyrun önden geçin derlerdi. Hayır zaten oturacak yer olmadığını görüyoruz, camdan bize bakan onlarca sardalya var. Biz de sardalya kutusuna girmek isteyen son canlılarız, nedir bu öncelik meselesi, neden bu itişip kakışma çözemiyorum! Paketlenip yola çıkacağız, belli... Baktım bu böyle olmayacak, koşmaya başladım otobüs gelmeden. Bu plan hem yorucu hem de sabah mahmurluğu ile yürümedi. (Yemedi desem daha doğru) Sonra erkenden otobüs durağını gitmeyi denedim, o da tutmadı. En sonunda tamam dedim en son bineceğim ve bu meseleyi artık düşünmeyeceğim! Nasıl düşünmiyim, taktım bir kere...

Sonunda bu işin püf noktasını buldum. Erkekler de bana uyuz olmaya başladılar. Şimdi otobüse bindiğinde, hemen solda bir demir var. (Bu arada otobüs iki katlı) Erkekler o aradan geçip de o köşeyi kapamıyor. Ben de görseniz öyle iğne deliğinden geçebilecek bir hatun değilim, ama artık nasıl canıma tak ettiyse o iki aradan nasıl geçiyorum, nasıl geçiyorum bir görseniz şaşırırsınız! Kapıyorum köşeyi, oturuyorum basamağa!

Yolun sonuna kadar paşa paşa geçiyor yolculuk... Ta ki...

Benim köşemi kapmaya çalışan zatla savaş başlayana kadar! Çok denedi, arada bir denediği taktiklerle maçın ilk yarısını 1-0 önde kapattı. Ertesi gün nasıl bir bakış fırlatmışsam, akbili elinde öylece dondu, kaldı. Kuruldum köşeme... Mutlu, mesut bir yolculuk yaşadım :) Artık o köşe benim Beylikdüzü halkı, ben keşfettim! Ellere yar etmem!

Tabii bu arada bunlar olurken, muhtelif bir ajansta reklam yazarlığı yapmakta olan sevgili kankam Elif Öztaş, mışıl mışıl üst katta uyuyor. Ona da sitemlerimi buradan iletmek isterim! :)

8 yorum:

deniz ural dedi ki...

Otobüs ve dolmuş kullanıcılarına, katedilen mesafe ve güzergahın yoğunluğuna bağlı olarak, belli ünvanlar verilmesini teklif ediyorum! (Otobüs Yolcuları Üst Kurulu'na.) Yakaya takılacak kartlarla bu durum somutlaştırılırsa sevgili Tuğçe gibi (aynı zamanda bknz: ben ve tüm otobüste bloğu ahalisi- hadi benden torpillisiniz:)) 'profesör yolcu'ların yerini kapmak gafletine düşülmez.

Ne savaşlar yaşıyoruz şu otobüslerde yahu!

(Gözümün önüne ekonomik sınıf otomobil basın ilanı geldi: Yüzlerinde savaş boyaları, ellerinde şemsiye, çanta gibi silahlarıyla her sabah -ve akşam- savaşa çıkan sıradan insanlar. "Zottiri Otomobil... Huzura Erin" Ehehe.)

Vatansız Kral dedi ki...

beylikdüzü-levent arasında insanın otobüste yerini alacak birine karsı tepkisi daa ciddi de olabilir uygundur derim ben :P

Ned Dorsey dedi ki...

Tuğçe Hanım siz buralara uğrar mıydınız?:P
Hoj gelmişsiniz.

Otobüste yer verme adeti hala devam ediyor aslında. Ölmedi. Fakat sabah otobüslerinde yer verme oranı "uyku" oranına bağlı sanıyorum. Yer verebilecek kişiler, binen kişiyi görmediği için, uykuda olduğu için inene kadar göremiyor galiba.
Bir de "yer ver bana" diyen sert bakışlara bürünüp insanların tepesinde gezenlerden gına geldi galiba.

Öğlen saatlerinde ve ekspres olmayan otobüslerde yer verme adeti hâlâ yaşıyor. Üst katta aile salonu olan otobüsler mi istiyoruz yoksa?:)

@Deniz: Lütfen, reklam yapmayalım:P Şaka şaka.

mine dedi ki...

Otobüs Yolcuları Üst Kurulu kimden oluşuyor?
Yaşlı tezye ve amcalardan mı :)

Ned Dorsey dedi ki...

Kurulda şöfer beyi de unutmayalım. Ayriyetten "otobüste ahalisi" sivil toplum blogu olarak katılabilir. :)

Fikri Deniz attı ortaya. O karar versin:)

Tuğçe Özel dedi ki...

Zottiri diye bir otomobilim olsa keşke de bu otobüs muhabbetini yaşamasam her sabah değil mi Deniz Ural :)

Murat Bey neden uğramamam için bir sebep mi var? Ben Tünel Badehane'nin yolunu da, bloğun yolunu da bilirim.(Uzun zamandır yazmıyorum ya, zeytinyağı gibi üste çıkmam lazım, çaktırmayın):P

Kesinlikle bu yol mevzusunda daha büyük tepkiler verebilirim, ona göre otobüslerde bana rastlamayın :) Isırırım...

Otobüs Yolcuları Üst Kurulu bence iki katlı otobüslerde geçerli olmalı. Biz Üst Kurul olarak 'üst katta' seyahat etmeliyiz, değil mi?

:):):)

Ned Dorsey dedi ki...

:) Heee demek beni Tünel'de görünce aklına blog geldiiiiii:P

İki katlı otobüslerde alt kurulun varlığından da söz edebiliriz o halde. Güzel fikir:)
Tek katlı otobüste ön koltuklar hamile bayanlara, yaşlı ve hastalara ve gazilere verilebiliyorsa o halde çift katlı otobüslerde alt katlar mı onlara ait oluyor? Nasıl oluyor?


Deniz attı lafı ortaya sonra kayboldu. Huuu

R.Murat YILMAZ dedi ki...

Merhaba
Ben size aynı duraktan (Beylikdüzü Migros) saat 7:10'da boş hareket eden ve ücretsiz olan Avcılar Deniz Otobüsünü tavsiye ederim. Saat 7:30'da Avcılardan deniz otobüsü hareket ediyor ve Kabataş'a yanaşıyor Finiküler(Akbil kullanıyorsanız ücretsiz,) Taksim Metro vasıtası ile 1.Levent yapabilirsiniz. Otobüse göre %50 daha pahallı ama Otobüse göre çok kaliteli bir yolculuk yapabilir ve saat 8:40 gibi Leventte olabilirsiniz. Aynı Deniz Otobüsü hattı akşam 7:00'de Kabataş'tan hareket ediyor.
Murat Yılmaz