Çarşamba, Ağustos 16, 2006

Taksi hikayesi - Klima

Az önce bir geziden döndük. Havaalanından taksiye bindik.
"Klimayı açabilir misiniz" diye sorduk.
Taksici önce bir ufladı. Sonra da ne dedi biliyor musunuz?
"Yaa şimdi açarım da, arabanın çekişini düşürüyo" (!!!!!!!)

Sonra açtı elbette. Çünkü açmayacaksa, taksiden ineceğimizi söyledik de.. E müşteriyi kaçırıp sıranın en arkasına girmektense, "çekişi" düşürmeyi göze aldı adam.

Peki şimdi merak ediyorum. İki sene sonra, hani şu taksiciler için hazırlanan tasarı kabul edildiği zaman, klima açmamak için ne bahaneler uyduracaklar?

Birkaç tanesi zihnimde beliriyor.
"Abi klimanın gazı bitti, ben de servise gidiyodum tam."!! (Önce bir açtırın klimayı, çalışıyorsa egzosu çıkarıp adamın bir tarafına "çarpabilirsiniz".)

"Abi klima arızalı biliyon mu, yoksa ben de seviyom klima serinliğini."

"Servistekiler klimayı açma dedi bana."

"Çok benzin yiyo abi o zaman, benzin paramı vercek misin?"

"Klima istiyosan, kendi arabana bin, taksiye binme." (Bu sonuncusu, bu durumda taksici cinayetleri bahsi tekrar açılır, söyliyim bak şimdiden.)


Haa bu arada, adam yol boyunca üç beş defa, yüksek viteste hız almaya çalışma numarası yaptı. Hani bize "bak abi, dedim sana çekişi düşürüyo diye" demek için ama sanırım tipimiz "ulan bunlar araba kullanan adamlar galiba, anlarlar şimdi numaramı" tipiydi de bir iki dakka sonra adam gibi kullanmaya başladı.

Ama en kıl olduğum şey, trafiğe düştükleri zaman oflayıp puflamalarıdır. İşte onu da yaptı. Ofladığına da değmedi. İki dakika içerisinde yol açıldı. Adam "berbat bir taksi şöförü" notunu alarak döndü gitti.

Sadece taksicilere değil, bu şekilde iş yapan herkese "işini sevmeyen adam" diyoruz biz dünyalılar.

3 yorum:

Vatansız Kral dedi ki...

ben bunu deil ama bu klima olayının gerçekten insan bünyesi üzerindeki net kötü etkileri olduğunu düsünen bir birey olarak sanarım nazik yerlerimden terler cağlayan olarak aksa bile o adamın o taksinin içinde her daim bulunmak zorunda olduğu ve devamlı müsteri tasıdığı o sıcak saatlerde devamlı klima etkisine maruz kalaraktan bir gun deil on gun deil yaklasık 4 ay boyunca taksicilik sanatını icra ettiği her yıl süresince ince ince kendi ölümünü yada evet hepimiz öleceğiz ama acılı ölümünü hazırladığını düsünmekteyim evet klima cekisi düsürür evet ekmek parası benzinden ne kadar tasarruf o kadar çok ekmek alabilmek yanına et alabilmek bodrum kat kirasından daha fazlasını karsılayıp birinci kata daha az nemli ciger cürüten bölgelere çıkabilme ihtimali diye düsüneceğim. bu arada neden bu alete hava kondisyoneri demiyoruz annayabilmis değilim. by the way hoşgeldin

deniz ural dedi ki...

Vatansız Kral'a: Bundan sonra senin yazılarını okumadan önce, 10.(max.) sözcüğün bittiği yere bakacağım. Eğer bir nokta yoksa okumaktan vazgeçeceğim. :)

----
Taksicilerin klima korkusu konusunda benim anlamadığım bir şey var. Bu sıcakta, ilk önce kendileri için açmaları gerekmez mi klimayı? Tabi, serinlemek için başka bir yöntem icat ettilerse hiç şaşırmam :)

Ned Dorsey dedi ki...

Onların serinlemek için daha farklı yöntemleri var. Pencere açmak gibi. Çekişi düşürmüyo sanıyorlar ama az bi hız yapsınlar bakayım nasıl da çekişi düşürüyo o açık camlar. Ah ah.