Pazartesi, Mart 19, 2007

Bir Dilim Kek ve Bir Kuple Gözlem

Ne zaman bindiğimi hangi hat olduğunu anımsamıyorum ama tenha bir duraktan -son durağa yakın bir duraktan- bir teyze bindi. Otobüs boş değil ama çok dolu da değil. Hemen önde şöforun arkasındaki koltuk boştu. Şöfor de teyze binerken olayı hızlandırmak ve biraz da alışkanlık haydi abla falan filan diye bir şeyler geveliyordu. Neyse teyze bindi oturdu otobüs yola çıktı bir süre geçti ben aldım kokuyu nefis kek kokusu. Teyzem artık misafirliğe mi gidior hasta ziyaretine mi gidiyor kızına gelinine mi gidiyor bilmemneredeki evsizlere mi gidiyor ilerde semt merkezin de pazarda satmaya mı gidiyor bilmiyorum ama yapmış mis gibi keki koymus cantaya gidiyor. Şöfor de almış olacakki kokuyu dayanamadı bir süre sonra hafif arkasını dönüp fazla da çaktırmadan teyzenin ayaklarının dibindeki poşeti ima edip abla ya şurdan nefis kokular geliyor diyiverdi. Adamcağız kimbilir kaç saattir bişe yiyip içmeden tur atıp duruyor. Vakit de öğleni biraz geçmiş. Neyse teyze önce bir gülümsedi ve biraz sonra paketi kucağına alıp bir dilim kek çıkardı şöfore uzattı. Adam gülümsedi aldı ve afiyetle yedi. Sonra da döndü teyzeye çok nefis olmuş ellerine sağlık abla diye teşekkür etti. Bir süre daha geçti şöfor bu sefer elinde bir ıslak mendil poşetiyle döndü. Abla ben de sana bunu vereyim lazım olur kullanırsın dedi.
Ben bunu önce garipsedim sonra da helal olsun ulan dedim evet evet bu işte. Adam lan kokusu burnuma geldi kek istemek benim hakkım demedi. Keki canı cektii için istedi ve uzatılınca da hiç dert edinmeden aldı ama karsılığında da bir şey ikram etti. Toplumda yaşamak budur dedim. Bende gülümsedim..

8 yorum:

Vatansız Kral dedi ki...

yeni bir felsefe edindim -de lere -da lara özgürlük felsefesi onun için tamamen nasıl çıkıyorsa parmakdan kuralsız bir şekilde yazıyorum :)
ki leri de özgürleştircem yakında

deniz ural dedi ki...

Yüksek frekansta iğneleme kampanyam işe yaramaya başlamış yavaş yavaş. Yakında ayrı ve bitişik olan 'de'ler kendi yerini bulur. Sonra da düğmeye basıp dünyayı ele geçirme zamanımız gelmiş olur. Yıhahaha :)

Böyle, kimsenin karşısındakini canlı bomba, potansiyel psikopat falan görmeden, hoşgörülü ve nazikçe davrandığını gördüğümde gözlerim yaşarıyor artık. Ben kendi çapımda bunu devam ettirmeye çalışıyorum, ama tek başına olmuyor işte. Ancak, tanıdık olduğum semtte, stanışmasan da sürekli görüdüğün kişilerle yapabiliyorsun bunu.

Korkmak doğal, tamam. Etrafta hakikaten canlı bombalar, psikopat katiller olabilir. Ama ben bunun, o pürüzsüz hoşgörüyü kaybedecek kadar yoğun olmadığına; aslında gerçekte fazlaca 'korkutulduğumuza' inanıyorum. Bu konuda Güven Borça'nın "Türkiye’nin Önünü Tıkayan Korkular ve Boş Gündemler" yazısını okumanızı şiddetle tavsiye ederim. (www.sistems.com sitesindeydi bu yazı. Ancak şu anda ulaşılamıyor yine. Merak eden olursa yazıyı mail adresine gönderebilirim.)

mine dedi ki...

Deniz,kesinlikle katılıyorum sana, yazıyı rica edebilir miyim?
mineyaman@gmail.com

Bu arada çok alakasız otobüste kek deyince aklıma Nilüfer Turizmin dağıttığı kekler geldi. Üf nasıl lezzetlidir o kekler var yaaaaa....

Vatansız Kral dedi ki...

ben ama o delere özgürlük felsefemi senin kampanyana anti olarak gelistirdim bunu nasıl pozitif bise algıladın helal olsun ve merak ettim inceden de sinirlendim eheh
:)

bütün yazım kurallarını kaldıralım insanlar doğal bir şekilde anlaşıldığı ve anladığı kadar iletişebilsin mecazı da kaldıralım sarcasm ve bilimum gereksiz seylerde yokolur gider. sadece oxymoronları koruyalım.. yok mu beni destekleyen. :D

mine dedi ki...

Vatansız kesinlikle katılıyorum :P

(Hangi taraftan olduğu bilinmeyen yorumcu :P)

deniz ural dedi ki...

Haklısın Kralım. Canımın istediği taraftan anlamışım dediğini, sen de sinirlenme hemen yahu. Tamam, bundan sonra bu konuda tek laf etmeyeceğim (ne burada ne de sosyomat'ta, görürsün:)). İnceden küstüm ben de işte, eheh.

Minecim, yazıyı (yanındaki birkaç bonusuyla) gönderdim adresine. daha sonra mailden konuşuruz üzerlerinde istersen. (Şşşt Mine, bak yazı falan gönderiyorum, artık geçer herhalde taraf konusundaki kararsızlığın :P)

Vatansız Kral dedi ki...

anonimıs komment lere izin versek otobüste kötü mü olur acaba
otobüsler demokratik mi yoksa anarsik mi yoksa nasıl bir platformdur
bana sanki güçlü olanın kazandıı platformlardır dimi

bi de aklıma geldi dingonun ahırı diye bir deyim mi diyim ne diyim bilmediğim bir deyim vardır bu nası nerden gelir acaba hep merak ederim dingo kim yahu söylene söylene deismis bir isimmidir nedir acaba
otobüsü dingonun ahırına cevirsek eskiden ineklere dingo mu derlermis popüler inek yada öküz ismi sarıkız deil deilde dingo muymus inekler sarı olmaz ki sarıkız nie denmis
ya ben çok soru isareti doluyum bugün

Ned Dorsey dedi ki...

Anonymous soru işaretleridir onlar.

Kek güzelmiş. Ancak şimdi okuyabildim. "Gussuruma kalmayın" diyeceğim.

Otobüs şoförlerinin, yolcularıynan (güzel ifade değil mi) ilişkilerinin bir süre sonra değişmesine dair örnekler biriktiriyorum bu aralar.
Onlar da insan, tüm gün direksiyon başındalar. Canları sohbet istiyor, kek istiyor, çayları var en azından, duraklarda içiyorlar plastik bardaklarından.