Cuma, Kasım 03, 2006

Trende Şarkı Söylemek

İlk tren postumuz, blogumuza ve vagonlarımıza hayırlı-uğurlu olsun.
Yıl 1999. Öğrenciyken, otobüslerde yer kalmadığında ya da parayı son kuruşuna kadar tükettiğimizde -mecburen- tercih ettiğimiz bir araç idi tren. Pamukkale Ekspresi. Bu hattı kullanan, sanıyorum, dört üniversite vardı ve bu yüzden tatil zamanlarında bu tren öğrencilerle dolar taşardı. [Hâlâ öyle olsa gerek.]
Pullman'lı gidiyorduk. Takır takır sesler çıkararak giden tren herhalde Eskişehir civarına ulaşmıştı ki.. Durduk.
Yol boyu devam eden gürültüden sonra vagonların içinde bir sessizlik olur ya hani o duraklarda.. Bu sefer, bir mırıltı bu sessizliği bozuyordu. Diğer vagonlarda bilet bulabilen arkadaşlarla sohbet etmek ve ara bölümlerde sigara içmek için çok sık ayağa kalkıyorduk. Bu yüzden mırıltının nereden geldiğini çözmemiz zor olmadı.

Vagonun orta kısmında kalan bir koltukta, dizlerini yukarı çektiği halde cam kenarında oturan bir kızdan geliyordu bu ses. Yanı boştu. Perdeyi kendine siper ederek dışarıyı seyrederken, walkman'i ve manzara ile başbaşa kalmak istiyordu demek ki. Bir yandan da şarkıyı söylüyordu. Vagondaki herkesin sessizce bu kızı dinlediğini fark ettik. Eh, biz de kendi aramızda fısıldaşmayı bırakıp şarkı mırıldanan kızı dinlemeye başladık.
Şimdi hangi şarkıyı söylediğini unuttum ama sözlerini hatırlayamadığı yerlerde şarkı söylemeyi bırakıp sadece melodiyi mırıldanıyordu.
Şunun gibi: "Biiiir şarkısın seeeen, nını nı nııııı nını nı nııııı".
Arkadaşlarla birbirimize bakıp sırıtarak kıza kulak verdik. Sonra vagonda, birbirini tanımayan insanların aynı anda kahkaha atmasına sebep olan kısıma geldi:
"Ulan ne kadar kötü söylüyorum şarkıyı bee." dedi kız kendi kendine. Vagondaki herkes buna gülünce, herkesin bu kıza kulak vermiş olduğunu daha iyi anlamıştık.
Farkında mıydı o sırada trenin sessizlik içinde olduğunu, sesinin o kadar yüksek perdeden çıktığını ve herkesin ona kulak verip gülümsediğini... Bilmiyorum. Biz de gülüp geçmiştik zaten.
Eğlenceli yolculuktu.

5 yorum:

Burak Kargın dedi ki...

:))) Ayrıntılar çok hoşuma gitti. Özellikle perdeyi kendine siper etmesi. Olacakları önceden tahmin etmiş midir acaba..?

Bir şarkısın seeeen, ömür boyu süreceeeek...

Bu şarkıyı ilkokul yıllarında flütümüzle az çalmadık. O yüzden bende de ayrı bir yeri vardır ve söylemesi gerçekten zordur. Anlaşılan kızın itirafı şarkıyı söylemesinden daha hoş karşılanmış. Başkasına gerek kalmadan kendisi fark etmiş durumu. Ajdar da bir gün bunu anlayabilse... :)

Bu arada tren yolculuğuna çok özenmeme rağmen Türkiye'de bir defa yaptım sadece. O yolculukta da uyumuşum, istasyonu kaçırdım zaten. Eve 3-4 saat gecikmeli ulaşabilmiştim. Bir daha hevesim de kalmadı.

Trenle yolculuğa kalabalık çıkmak lazım, onu anladım ben. En azından seni uyandırabilecek bir arkadaş lazım! :))

Vatansız Kral dedi ki...

cosy sweet

Ned Dorsey dedi ki...

O şarkıyı söylemiyordu ama.. ben örnek olarak o şarkıyı kullandım. Samanyolunun sözlerini bilmeyen yoktur herhalde:)

(samanyolu muydu o şarkının ismi?)

Tek hatırladığım şarkının Türkçe olduğu. ehheh

Burak Kargın dedi ki...

Evet abi 'samanyolu'ydu.

O kadar empati kurmuştum, hepsi boşa gitti desene!

Biraz mırıldansan abi şarkıyı, belki hatırlardık. :)

Ned Dorsey dedi ki...

Empati boşa, kabalık hoşa gitmez merak etme. :)

Şarkı o dönemin pop şarkılarından biriydi diye hatırlıyorum sanki. Slow bir şarkıydı galiba..
Mırıldanacak kadar bile hatırlamıyorum valla..

Tarkan olmadığını biliyorum ama.