Çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Çocuklar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Cumartesi, Ocak 13, 2007

Kabataş-Zincirlikuyu istikameti

Kabataş'tan ATV'ye doğru gidiyorum. Arkama birinin 5, diğerinin 13 olduğunu sandığım iki çocuk oturdu. Anneleri ve nineleri de arkadaki boş koltuklara. Anne arkadan bağırıyor;
-Alper, Mert'in kabanını çıkar terlemesin.
Mert;
-Anne az kaldı ama daha tellemedim.
Alper;
-Kabanın önünü açtım ama daha terlememiş anne. Terlerse çıkarıcam.
Gayet sesliler ve aksanlı Türkçe konuştuklarına göre Avrupadaki vatandaşlarımızdan sanmaktayım. Yanılmıyorum. Küçük olan Türkçe konuşuken araya Almanca kelimeler sokuyor ve Alper sürekli uyarıda bulunuyor. Türkçe konuş diye. Ama küçük olan o kadar şirin konuşuyorki, onları dinliyorum ve gülüyorum. Tüm otobüs gibi.
Mert;
-Ben buyyunce basketbolcu olcam.
Alper;
-Basketbolcu olma! Futbolcu ol.
Mert;
-Neden?
Alper;
-Futbol çok heyecan verici.
Mert;
-Basketbolda heycan veyici.
Alper;
-Benim bir keresinde kafam patlamıştı. Süperdir futbol.
Mert;
-Kafan mı patladı? Peki sonna nasıl tamir ettiler?
Alper;
-Tamir değil o tedavi.
Mert;
-Ya ben kafamın patlamasını istemiyoyum. Futbol da istemiyoyum. Ben basketbolcu olcam.
Alper;
-Ben de senin basketbolcu olmana asla izin vermiycem.
Mert;
-Ya lütfen basketbocu olayım. Lütfeeen.
.
.
.