Perşembe, Kasım 15, 2007

Otobüs - beni kategorize etme

Olay olay olay şokkk şokkk şokk flaşşş flaşş laşş laşş laşşş..

Sabah- akşam binilen birbirinden renkli, allı yeşilli otobüslerimizde dikkat çeken ve artık ''kült'' haline gelmiş hal ve hareketler bütününü sergileyen yurdum insanlarını bir gün lazım olur diye yemeyip içmeyip kategorize etmiştim. işte o gün bugün…. büyük gün…

telegolün sanasayonlarına yüzonbeş basacak bu çarpıcı araştırma kuponsuz kurasız siz saygıdeğer “otobüste”kilerin hizmetinde. az sonra.


A- İki kişilik koltuğa çanta, kaban vs. bilimum teçhizatla sanki otobüs babasının malıymış gibi kurulan tipler :
Laf aramızda en uyuz olduğum ''yolcu'' tipleridir bunlar. Bayan, bay, gay olması farketmiyor.
Kategori için ''mal'' olmaları yeter şarttır. Dolayısı ile bazen bir çok boş yer olmasına rağmen kıllığına onların başına dikilip, oturabilir miyim der ve oturursunuz. Tabi hazret oflaya puflaya pılını pırtısını toplar ve bir de utanmadan başka yer yok muydu gibisinden arkasına bakar. Lakin gıcıklık değil mi onunla birlikte siz de bakarsınız arkaya ama ''tüh orada boş yer varmış gidip oraya oturayım bari demezsiniz'' tabi.

B– İki kisilik koltuğun koridor tarafına oturan tipler :
''A'' şıkkının teçhizatsız olan tipleridir. Bunlar kendi aralarinda ikiye ayrılırlar.

1- Art niyetsiz olanları : Muhtemelen bir veya ikinci durakta ineceklerinden inerken kendi ve yanındaki şahıs sıkıntı çekmesin diye koridor tarafına otururlar. Sayıları kel aynaklar kadardır ama bunların.
2 – Ar damarı çatlamışlar : ''A'' şıkkındaki teçhizatlı tiplerden amaç olarak farklı değillerdir.
Hatta ''A'' şıkkındakilerin hafifletici, ağır sebepleri (çanta, kitap, kaban vb) vardır. Dolayısı bu tipler daha bir maldır! Ve kimse rahatsız etmesin diye iki kişilik koltukta tek başlarına yayıla yayıla gitmek isteyen tiplerdir. Bunların bir başka türü ''C'' şıkkında ele alınacaktır.

C– İki kişilik koltuğun cam tarafına oturup evinde fashion tv seyreder konumun rahatlığında bacaklarını 45, 60 hatta bazen 90 dereceyi zorlayan açılarda açan tipler.
(Uyanık halk otobüsü sahiplerinin 5 yolcu fazla almak için koltukları küçültmesinden oluşan mecburi hallerde sözümüz pek tabi ki meclisten dışarı)

Öyle ki bu tiplerin yanlarına oturduğunuzda hiç istiflerini bozmadıkları gibi güya yanıma kim oturdu bir bakayım belki tanıdık biridir kisvesi altında ''ulan oturacak başka yer yok muydu'' bakışı ile bir de süzülürsünüz bu ''şeyler'' tarafından. Off yani.

Ç– Otobüste boş yer olduğu halde ayakta yolculuk eden tipler :
Etliye sütlüye karışmayan kendi halinde zararsız tiplerdir. Ya çok yakında ineceklerinden oturmaya tenezzül etmeyen ya da gerçekten ihtiyacı olan birileri gelip oturur diye ince düşünen sevilesi tiplerdir. Yahut a, b ve c şıklarındaki tiplere ''bulaşmak istemediklerinden'' oturmaktan imtina eden kişilerdir. Her halukarda sevilesidirler.

D– Walkman’in sesi neredeyse dışardan duyulacak şekilde volume sevdalısı tipler :
Öyle ki, daha akbili basarken havaya girersiniz. Belediyenin halk konseri olayını aştığını ve otobüslerde yeni bir uygulama başlattığını düşünürsünüz. Ne var ki bir süre sonra gerçeği anlarsınız. Hayır, dışardan biri olarak sizi dahi rahatsız eden bu ses, kulağına yapışık vaziyette bu genç kardeşimizi nasıl rahatsız etmez anlamak güç doğrusu. Ah tabi ya. şimdiki gençler!

E– İlerleyelim beyci tipler :
Bunlar da kendi arasında ikiye ayrılırlar.

1- Halk adamıdırlar : Kendi kendilerine şoför- muavin olurlar. Hadi bir kişi kaldı , bir kişi daha diye diye bütün istanbul’u otobüse alırlar. Haliyle siz de bırakın kımıldamayı nefes dahi alamazsınız.

2- Şoförün bizzat kendisidir: Eskiden belediye otobüslerine biletsiz ve akbilsiz binilmezdi. Mecbur kalındığında da medine dilencisi gibi bilet , akbil sorulurdu. Belediyemiz veya şoförlerimiz dahiyane fikirle artık fazladan akbil bulundurarak biletsiz ve akbilsiz yolculara 10 ykr karla akbillerini kullandırtıyorlar.

Tabi bu durum eskiden gönülsüz olarak söylenen ''sağlı sollu ilerleyelim beyler bayanlar'' lafının daha bir içten ve on saniyede bir söylenmesine hatta arkaya ilerlemezseniz otobüs hareket etmez tehditleriyle başka bir boyut almıştır. Yine her durakta inende olur binende olur sözünün pabucunun dama atılıp ''her durakta mutlaka biletsiz ve akbilsiz yolcu olur'' anlayışı hakimdir bu tipler için. (Ne zamandır seyahat etmediğim için tam bilmiyorum ama sanırım bu uygulama kaldırılmış. Dilenmeye devam yani! Aslında biraz sıkışıklık dışında iyi oluyordu bu uygulama)

F– Sabah- öğle- akşam mütemadiyen uyuyan daha dogrusu gözleri kapalı İstanbul’u dinleyen tipler:
Kimi sevgilisinden ayrılmış eski günleri düşünüyordur, kimi yorucu bir iş veya okul gününün ardından İstanbul’u dinler gözleri kapalı kimi de sabah-akşam iş saatlerinde her daim mevcut olan yaşlı yolcularımızla göz göze gelmemek için göz kapaklarını dinlendirir belki de!
Bir de gerçekten uyuyanlar vardır.
Her iki grup da zarasızdır aslında. Ama gerçekten uykuda olup omzunuzu yastık olarak kullanmadıkları ve de horlamadıkları sürece…

G– Otobüs devrilse (Allah korusun) ruhları duymayacak dalgınlıkta kitap, dergi vs. okuyan tipler :
Övünmek gibi olmasın benim de içinde bulunduğum gruptur efendim. Bu tipler için, koltuk da, kapı aralağında ya da bir eli tutacak da bir şeyler okumak olmazsa olmazıdır yolculukların. Hele ki yarım saatten fazla sürecekse yolculuk.


Ekmel Bey'den gelen yazıyı sunduk sizlere. Bir sonraki postumuzda buluşmak üzere. Ekmek Bey'e teşekkür eder, iyi yolculuklar dileriz.

4 yorum:

Hüseyin dedi ki...

H-bir de kapının dibinden ayrılmayanlar var bunlar otobüs ne kadar dolarsa dolsun ilerlemezler, genelde bayan olurlar, ilerlerse kapıya bir daha yaklaşamayacaklarını ve otobüsten inemeyeceklerini düşünürler,hatta siz gayet masum bir şekilde ilerlemeye çalıştığınızda size potansiyel "fordçu" olarak kötü bakışlar fırlatırlar kork benden dercesine,sevmem kendilerini:)

Ned Dorsey dedi ki...

Otobüsün arka tarafına "ilerlememe" durumu da var. O çok sinir ediyor otobüsün genelini. Madem ilerlemeye çekiniyorsun o zaman neden arka tarafın tam önünde blok kuruyorsun di mi? Otur girişte di mi? Kimse kalk oradan ilerle demeyecek. Ya da geçene yol ver. (Kızdım) :)

egemavisi dedi ki...

Bir de dünya yansa umrunda olmayan tipler vardır. Konuşmak otobüste akıllarına gelir. İki bayan ise ilk durakta inilmesi şiddetle önerilir. Genelde iki kişiden oluşan voltran tipidir. "Alt Dudak" ve "Üst Dudak" olmak üzere. Bunlar bir araya gelince sanki hiç biraraya gelip konuşmıyorlarmış gibi (aslında voltran benzetmesine göre tekniken mümkün değil biraraya gelmeleri) ne yapıp ne edip çene çalarlar.
Geçen gün denk geldiğim bir olay üzerine bu kategoriyi açtım. Otobüsün bir tarafı tek diğer tarafı çift kişilik koltuk sırasında oturan iki bayan, ayakta aralarında, koridorda duran insanlara aldırmadan boyunlarını koparcasına uzatıp konuşmalarına devam edebildiler.
Keşke daha yakın bir yerde otursaydım dediğim bir andı.

Barış dedi ki...

vallahi güzel...
bide konuyla pek alakası yok ama bu şirinlerin boyutları konusunda gariplikler var. bazen bi atın yarısı kadar bazende bi kedinin yarısı kadar falan çıkıyolar. garip.

otobüste iyi güzel ama sanki bize bide zerzeniş sitesi felan mı lağzım ne?